|
|
6月28日
canımsın sen bebğimmmm
Konuşulan konu uzatsam sana ellerimi tutarmısın?
super bşy yaaaaa
uzatsam sana ellerimi tutarmısın?
|
    
*** Gelirmisin *** Merhaba uzaklardaki yürek, merhaba Uzatsam sana ellerimi tutar mısın?. Açsam yüreğimi sevgi ile. Bir ümit bir özlem dolu kalp Al desem alır mısın?. Bırak uzakları yakın olsun. Gir şu virane gönlüme desem Tereddüt etmeden girer misin?. Ne kaşın ne gözün ne fark eder. Güzel çirkin de olsan... O duygu dolu yüreğinde Manalı bakan gözlerinde, Bir sayfalık yer ver desem Verir misin?. Susuz bu yürek susuz, Kurumuş çöller gibi kurak Gel şu gönlüme yağmur ol desem
Sağnak sağnak yağarmısın?
   
   
Kararlıyım bu gece senin olmaya
geldim Sen kimi seversen sev
Kimi istersen iste benim senden başka
Çıkar yolum yok seni istiyorum..
Dinle kalbimim sesi sana ne diyor...
Elimde kalmış sevda sözcüklerini
Sana nasılda söylüyor.cesaretim var
Söylemeye dair ne varsa gelişine
Bel bağladı kalbimin senli yanı..
Sabahları bekliyor güneşim gelsindiye.
O sensin sevdim ötesi yok.
Kendimi hiç bu kadar huzur içinde
Hissetmedim sevdiğim...
Sen bu yüreğin limanına demir attığın günden
Beri..anlatmaya sözler az kalıyor bilesin
Aşk ne isterdim biliyormusun?
Kuş olsam yanına uçsam gelsem.
Seni nasıl özlediğimi biliyorsun
Ama inan yaram daha da derin..
Özledim ağladım akan yaşlarım senin için
Sana feda olsun.
Sen onlardan da kıymetlisin
Akan yaşlarımı ellerimle tutuyorum
Her damlasında sen ve senin özlemin var diye
Düşürmüyorum yaşlarımı yerlere...
Sana kıyamam biliyorsun
KALBİMİN TEK SAHİBİSİN...
Şafak vakti yağan bir çiğ tanesi kadar masum, Gün batımında denizlerden esen rüzgar kadar çılgın, Ve okyanusun derinliklerindeki bir
inci tanesi kadar özelsin...
SENİ SEVİYORUM.. 
ACISIZ AGRISIZ BiR SEVGi iSTiYORUM
AYRIYKEN YANIMDA OLDUGUNU
HiSSETMEK iSTiYORUM
HER AN SENi DUSUNUYORSAM
SENiNDE BENi DUSUNMENi iSTiYORUM
BENiM SEViNC VE UZUNTULERiME
ORTAK OLMANI iSTiYORUM
YASAMADIGIM DUYGULARI iLK
SENiNLE YASAMAK iSTiYORUM
DERT ORTAGIN ESiN DOSTUN
SADECE BEN OLMAK iSTiYORUM
KULLERiNDE UMUT ARAMAKTANSA
SEVGiYE BiTMEDEN ONCE
GEREKEN DEGERi VEREBiLMELi
| 4月29日
Alıntı yusuf tan
Konuşulan konu aşkın göz yaşları
Alıntı
aşkın göz yaşları
|
yerden usulca kalktı ve yüzünü gökyüzüne döndü. Rüzgar sanki bedenini alıp götürecekmiş gibi esiyordu. Bedeni ise ona inat ayakta durmaya çalışıyormuş gibi hafif sallanarak dimdik ayaktaydı. Gözyaşları gözlerinden hırçınca çıkıyor, yanaklarından hızla süzülüp, yüreğine yavaşça akıyordu. Delip geçiyordu yağmur her yerini. Düşündüğü hatıralar yağmurla bir bir akıp gidiyordu içinden. Bir ara hatıraların birinde düşecekmiş gibi oldu. Eğer güçlü olmasaydı biliyordu ki o anda yere yığılıp kalacak ve bir daha kalkamayacaktı. Ölmek onun için aslında bir şey ifade etmiyordu. Ölse de olurdu, yaşasa da. Ölümü düşünmek için önünde yıllar varken o yaşa şimdiden girmişti... O zaman neye direniyordu? Ölmeyi istiyorsa neden hala yaşıyordu?
Aslında bizim gibi o da bilmiyordu bu sorunun cevabını. Belki de onu yeniden kazanabilirim umudu içindi, yaşamayı seçmesi. Zor bir ihtimaldi belki de ama herşeye değerdi.Kimse bilmiyordu içinde kopan fırtınaları, yaralandığını, savunmasız olduğunu. Dayanabilir sanıyorlardı oysa o çoktan yenilmişti. Gözyaşları yağmurla birleşip adeta göl oluşturmuşlardı. Saçlarında sanki bir ayrilik ezgisi dolaşıyordu. Kimdi? Neden böyleydi? Neler yaşamıştı hayatın ve gerçeğin soğukluğunda... Sevginin güzelliğini çoktan unutmuştu. Çok denemişti ondan sonra ama olmamıştı. Yapamamıştı. Kimdi onu bu kadar yaralayan? Yakalanamayan bir yüz mü yoksa bir ses mi? Ondan gelecek tek bir haber bile yeterdi yaşamasına. Zaten bunun için yaşamıyor muydu? Tek bir ses her şeyi yapmasına yeterdi.Gel dese gelir, öl dese ölürdü. Yağmur bir anda dinince, ilişkilerininde bir anda böyle nedensiz ansızın bitivermesini hatırladı. Hayatında ilk defa mi seviyordu? Yok ikinci kez. İlkinde aşık olmuştu ama ikinci de tutulmuştu. Değişik bir sevgiydi onunki. Hem seviyor hem de nefret edebiliyordu. Yüreğinde iki zıt duyguyu aynı insan için besleyebiliyordu. Özlemi giderek artıyordu tıpkı denizin duvara hırçınca çarpması gibi özlemleri de kendisine çarparak büyüyordu. Buna bir türlü engel olamıyordu. Delicesine seviyor, delicesine özlüyor, delicesine kıskanıyor ve delicesine kin duyuyordu. Bitmeyen, yoğun duygulardı onun için. Aylardır tek başına sürdürüyordu içinde bu sevdayı. Aslında o bir ölüyü özlüyor ve seviyordu. Ölüden hiç bir farkı olmayan bir erkeğe böyle delicesine bağlanabiliyordu. Ölü biriydi çünkü onun ne sesini duyabiliyordu, ne kendisini görebiliyordu ve her şeyden önemlisi bir kalbi yoktu.
Kısa bir süre içinde onu etkilemeyi başarmıştı. Önceleri farketmemişti onu bu kadar çok sevdiğini. Güçlü sanıyordu kendini ama her görüşmelerinde yanan bir mum gibi eriyordu yavaş yavaş. Sonuna kadar yanacağını düşünürken bir rüzgarla sönü vermişti mum. Çoktan sönmüştü de nedense dumanı hala daha sürüyordu. Ona yenilmişti ve ona karşı çok zayıftı. Karanlık çoktan çökmüştü ama o hala daha aynı yerdeydi. Bu akşam dolunay vardı gökyüzünde ve yıldızlar her zamankinden daha parlaktı. Oysa o bu güzellikleri göremeyecek kadar yastaydı. Bazen boşversede bu sevgiyi, özlem nöbetleri dinmek bilmiyordu. Birden haykırmaya başladı :
"NEDEEEENNN?"
Durmak bilmiyordu defalarca haykırdı en sonunda yoruldu ve yere çöküp ağlamaya başladı. Hıçkıra hıçkıra, gözyaşlarına engel olamıyordu. Birden sıcak bir el dokundu omzuna. O sandı birden ve aniden döndü ama o değildi.
"Lütfen artık içeri girin"dedi.Ayağa kalktı ve yavaş yavaş yürümeye başladılar içeriye doğru. Geride sadece deniz köpüklü, kollarını iki yana açmış, gel bana dercesine bir erkek resmi kaldı deliler hastanesinin o yalnızlık bahçesinde....
|

-GÖRMEDEN SEVDiM-
Bukez başkaydı, eLLerinden önce yüreğini tutup yüreğimi yüreğine kenetLedim.. Ellerinin sıcakLıgından önce yüreğinin sıcakLıgını hissettim.. GözLerini görmeden, onLara bakmadan gözLerinde kayboLmayı öğrendim.. Ve ben seni görmeden sevdim..KayboLmuş yüreğimi yüreğinde buLdum!
Oysa ben en güzeL şarkıLarı senin sesinden dinLiyordum Seni Seviyorum dediğinde.. O kadar güzeLdi ki yüreğin ayrıLık hiç akLıma geLmiyordu. Sanki hiç bitmiyecek gibiydi bukez.. Çok inanmıştım sonsuza dek sürecegine hep benimLe kaLacagına.. Meğersem ben yine yanıLmıştım..Ve sen sevdiğim kenetLenmiş yüreğini acımadan yüreğimden söküp aLıyorsun.. Senin sevginLe aşkınLa kendine geLmiş bu yüreği Yedi tepeden aşağıya atıyorsun şimdi.. Yüreğinde ki uçurumLara rağmen yüreğinde kaLabiLmek için savaşıyorum seninLe.. Bir küçük daLdı sıkıca tutup sarıLdıgım sevgin, sonrasında kocaman bir ağaç oLmuştu göLgesinde dinLendiğim AŞKIN.. Oysa şimdi tutunmaya çaLıştıgım bütün daLLarını acımadan kırıp hoyratça savurup atıyorsun beni yüreğinden.. Sen uzatmasan da daLLarını ben yeniden uzanmaya çaLışıyorum AŞKIM dediğim ağacına.. Uçurumun kenarında dikenLi çaLıLıkLarın arasında senden kaLan sevgi kırıntıLarını yaşatmaya çaLışıyorum.. Bak, bakta gör küçümsediğin bu sevgi ne zorLukLarLa başedebiLiyormuş..
Sevgide Aşkta çünküLer, amaLar, keşkeLer oLmamaLı özgürce tadında yaşanmaLı her şey.. Arkana bakmadan çekip gittiğin bu yoLda bekLiyorum seni.. Dönüp geLsen bir küçük sevgi daLı uzatsan ve sevgi yoksunLugundan kurumaya yüz tutmuş AŞK ağacımızı yeniden sevgimizLe suLayıp yeşertsek.. Yarıda bıraktığın masaLımızı yeniden mutLuLukLa sona erdirsek oLmazmı??? DikenLerin arasında kayboLmuş yüreğimLe geLeceğin günü bekLiyorum..

Artık sonuna geldik.
Sonsuz olacağımızı söyleye söyleye bitirdik kendimizi. Deli gibi sevdiğimizi söyleye söyleye bitirdik.Oysa ben gerçekten sonsuza dek sevebilirdim seni, hem de deli gibi. Ama artık bitti. Şimdi içimde büyüttüğüm o masum bebek olmadığını biliyorum. Şimdi bana yaptıkların için kendimi kandırmaktan, kendime seni affettirecek bahaneler bulmaktan, seni her zaman kalbimde, kalbime karşı koruyup kollamaktan vazgeçiyorum. Sana duyduğum o anne şefkatinden vazgeçiyorum. Bir aşk değil bir savaştı yaşadığım. Fark ediyorum. Kendimle savaştım ben. Kendimi sana inandırmak için zorladım. Gelmeyişlerine, sevmeyişlerine, yalanlarına kendimi ikna etmek için, senin sevginle kendimi kandırmak için, bir masalı yaşadığımıza inanmak için savaştım. Kendime yenildim sonunda. Sana değil. Şimdi içimdeki bu savaşı bitiriyorum. Bir gün bu savaşın biteceğine, sevginin buna değeceğine olan inancımı, gözlerindeki sahte aşkı bırakıp ellerine, kendime sadece yaşamımı alıyorum. Sensiz yaşanmayacağına inansam da, senden hayatımı ayırmakta zorlansam da, artık seninle savaşmaya güç bulamadığım yaşamım ellerimde, gidiyorum. Senin galip başladığın bu aşkta, yenile yenile seni yenmeyi öğrendiğim bu savaşta, seni içimde bitiyorum. Artık bitti kendimle savaşım. Yenildin içimde; Ben -bir- im artık. Sen sıfır! -Biz- bittik artık, Git biraz da başka yürekleri kır...
Küçük Bir Tebessüm
Küçük kız, hüzünlü bir yabancıya gülümsedi. Bu gülümseme adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu. Bu hava içinde yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı. Hemen bir not yazdı, yolladı. Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki, her öğlen yemek yediği lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı. Garson kız ilk defa böyle bir bahşiş alıyordu.
Akşam eve giderken, kazandığı paranın bir parçasını her zaman köşe başında oturan fakir adamın şapkasına bıraktı. Adam öyle ama öyle minnettar oldu ki. İki gündür boğazından aşağı lokma geçmemişti. Karnını ilk defa doyurduktan sonra, bir apartman bodrumundaki tek odasının yolunu ıslık çalarak tuttu. Öyle neşeliydi ki, bir saçak altında titreşen köpek yavrusunu görünce, kucağına alıverdi.
Küçük köpek gecenin soğuğundan kurtulduğu için mutluydu. Sıcak odada sabaha kadar koşuşturdu. Gece yarısından sonra apartmanı dumanlar sardı. Bir yangın başlıyordu. Dumanı koklayan köpek öyle bir havlamaya başladı ki, önce fakir adam uyandı, sonra bütün apartman halkı. Anneler, babalar dumandan boğulmak üzere olan yavrularını kucaklayıp, ölümden kurtardılar.
Bütün bunların hepsi, beş kuruşluk bile maliyeti olmayan bir TEBESSÜMÜN sonucuydu.(
Bu gün yalnızlığımı , mutsuzluğumu satılığa çıkardım. İlk sahibindendir. Kullanmamıştır başka hiçkimse. İlk yürek kırığımdan. İlk kalp ağrımdan. İlk kez SEVDİM SENİ deyipde yüreğime aldığımdan. Bilmiyordum ilklerin bu kadar acı vereceğini.

İlk Aşkın bu kadar ağlatacağını. Çekip gittiğinde bile hala deli gibi seveceğimi. Bilmezdim onu affetmek için inadına bahaneler arayacağımı. Gece adını silip uyuyupda , sabah uyandığımda hatırlayacağımı bilmezdim.
Yalnız camları kırıldı. En son yürek harbinde. Cam kırıkları hala üzerinde. Afedersiniz temizlemeye olmadı fırsatım. Ya da ne bileyim işte gelmedi temizlemek içimden. Siz aldığınızda komple geçirirsniz bir elden.Temizlersiniz iyice.
Ama her cam kırıklığında nasıl acıdı canım bilmezsiniz siz. İzin verdim işte sırça camlarımın kırılmasına. Dedim ya. Son AŞK harbinden kalma.
Gönül kapılarımında otomatik kilidi bozuldu. Nedense kitli kalmış. Bir daha açamadım. Zaten yüreğimde içerde kaldı. Sevgiyse dışarda. Yani anlıyacağınız kalbim sevgisizlikten öldü. tamirciye götürdüğünüzde kalbimin naaşınıda teslim edersiniz bana. Malum anılarım hep o yürekte saklıydı.
Haketmiştir o şimdi anlı şanlı bir cenaze törenini. Cenazemde bir tek o vefasız olmasın. Korkarım yüreğimin yeniden canlanmasından, hayata sarılmasından. Ona bir daha , bir daha güvenmesinden.
Biraz hor kullanılmıştır. Boyaları, sırçaları dökülmüştür. ee tabi kolay olmadı. AŞK'ın ardından, yaralanmış kalması. Giderken "senden intikam almam " demişti ama.
Gün aşırı , artık sinirinden mi,hıncından mı yoksa aşkından mı yaptı bilmem. Gelip çizdi yüreğimi hep. Her çizdiğinde onarılmaz yaralar açtı.Sanırım onu bir yalancı boyacıya götürüp boyatmanız gerekecek.
Kilometresi , o sıfırı aşalı çok oldu. Dedim ya kullanıldı biraz. Hemde hor kullanıldı. Kapanmayan yaralar açıldı. Gizli saklı ,görünmeyecek yerlerde. Ben ona güvenip inanırken o yüreğimi haince kullanmakla meşguldü.
Şimdi gelelim , tüccar alıcı. Seninle pazarlığımıza. Artık AŞK yok,olmazda zaten. Bir onaydı sevdam. O da geçti sevdamdan. Ben sana anlattım tüm olan biteni , artık biliyorsun.
Bu yürek ilk sahibinden Camları kırılmış Boyası dökülmüş ... Dışı çizik çizilmiş otomatik kilidi bozulmuş Çok saklı gizli yerleri yara almış Birazda kilometre yapmış. |
SESSİZ VE SENSİZ
Zifiri bir karanlığın içindeyim.İlk defa bir sıcaklık hissettim yüzümde…Anlayamamış bir ifade ile baktım kendime.Mutlu değildim ve ağlamıyordum yada öyle sanıyordum bedenimde.Sonra farkettim ki; ilk defa istemeden gözlerimden akan yaşın sıcaklığıydı bu.Bırakmak istedim kendimi biran.Sonra hırçın bir tavırla "Hayır" dedi yüreğim.
Çünkü yılların yıkılmaz bildiği, yılların çökmez, yıpranmaz bildiği, kral bellediği ben şimdi bir nefes alıp vermekten acizdim aslında.
Bırakamadım kendimi…Yıllar boyu hayatın kendini kandırdığı oyununu bozmak istemedim belkide.Tuttum kendimi.Bırakmayı öylesine istemiştim ki ama olmadı.Bıraksaydım yılların mucizesi, bir narin kumaş gibi olacaktı hayatın gözünde.
Derin bir nefes aldım ve çektim içimi sessizce ve sustum.Yürümeye başladım. Sessiz ve sensiz karanlıkların içine… Kim bile bilirdi ki o karanlığın denize bakan bir miladorun önüne çıkabileceğini. Miladorlar öylesine umutsuzdu ki bu gece sanki denize isyan ediyor gibiydi.
Üstüne çıktım ve aşağıya bakmaya başladım yavaş yavaş yaklaşıyordum.Her adımımda sevdiklerim aklıma geliyordu tek tek Ne vardı ki beni hayatta tutan yada ne varki beni bir kez olsun gülümsetebilen… yaklaştıkca canım yanıyodu.
Sonra son bir kez olsun bakmak istediğim dünyadaki tek sevdiğime.baktıkca canım yanıyordu.. söyleyemediğimden mi yoksa hissetiklerimden mi yanıyordu anlamıyordum. Sesini duymayı ona veda etmeyi istiyordum. sonrasında ise usulca çekip gitmek hayattan.Miladorlardan aşağıya bakıyordum ve ayaklarım boştaydı artık minik bir hareketim ile boşlukta kaybolup gidecektim belkide. Telefonumu elime aldım ve aramak istedim. Ulaşmak ve son kez ona "seni seviyorum" demek istedim ama olmadı… canım yanıyordu…
Arkasından bir minik bir melodi kıvamında aktı kulaklarımda bütün sevdiklerimin sözleri ve son bir gayret ile kalktım ayağa ve bir kez daha olmadı.
boşluğa bırakamasamda kendimi sonsuzluğun derinliklerindeyim artık
sessiz ve sensiz burası. bir ölümün içindeki yaşam gibi.
4月26日
sensizim bu gece
KAL BİRAZ DAHA BİTANESİ...

KAL BİRAZ DAHA Kaç mavi yasak yaşadık seninle, kaç deli gece... Düşünse, dolunay bile utanır, yıldızlar çıldırır, ağlar erguvanlar. Ben, seni işte öyle bir gecede sevdim, hesapsız. Ve düşlerim...
  Düşlerim sınırsızdı alabildiğine Duygularım sabırsız. Bir çocuk kadar günahsız. Sahi, sen de sevebilir misin beni seni sevdiğim kadar, dokunabilir misin yüreğime?   Bak, orada sen varsın. "Mutluluk nedir?" diye sorsalar "Sen" derim alabildiğine, "Yalnız sen." Sesin, gözlerin, ellerin sonra, titreyen dudakların ve arzun çekingen Sen, benim her şeyimsin.
 
Sensiz neye benzer bu ay, bu güneş? Çiçekler açar mı sen olmasan, Martılar uçuşur mu çığlık çığlığa? Sonra, kim aydınlatır benim gecemi, Günümü kim paylaşır? Kim sorar derdimi,   Ben neye sevinirim,Kimle gülerim? Kal biraz daha...
Beraber büyüttük sevinçlerimizi, Beraber öğrendik yaşama direnmeyi Sevmeyi beraber öğrendik.   Bak, güneşler doğdu üzerimize Yolumuza begonyalar serildi. Ağlamak bu kadar kolay mıydı, Ve güzel miydi gülmek kadar? Herkese seni anlatmak istiyorum Seni söylemek şiir şiir.   Her dizede sen olmalısın, adın olmalı çığlık çığlık... İçimi ısıtan sen, tam şuramda; ılık ılık, sen olmalısın kıpır kıpır yüreğimde... Sevdan olmalı deli dolu Ve çılgınlığın, çılgınlığın olmalı.
  Ben seni sevmeyi seviyorum Ve seni özlemeyi. Bu bir itiraftır...
Aşkın yoksa ben de yokum Yetim düşlerimin kimsesizliği kuşatır benliğimi  Hüzünler yağar gecelerime. Ben, bir garip ben olurum, Sığamam odalara, taş duvarlar üzerime üzerime gelir. Ruhum durmaz bedenimde, hücrelerim yaşamaz.
 Kurumuş dallara döner yüreğim, susuz çöllere... Gece böyle bitemez, ben ölürüm, Ölürüm gitme, kal biraz daha... KAL BİRAZ DAHA...
 
KENDİNE İYİ BAK
"Kendine iyi bak" bir "veda" değil "elveda" cümlesidir çogu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde… "Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olurda bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum."
 "Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak. Ben olmayacagim. Kendine iyi bak ve beni düsünme. Çünkü ben de seni düsünmeyecegim artik. Arama sakin beni, yazma, çünkü ben yazmayacagim. Sil beni yüreginden, çünkü ben silecegim. Fakat, yasanilan, paylasilan güzel seyler hatirina sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum."
 "Kendine iyi bak. Aramizda geçen herseye ragmen benden sonra iyi oldugunu bilmeyi tercih ederim. Aslinda bilmem çok önemli degil, iyi oldugunu varsayacagim ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle basbasa, yapayalniz birakiyorum ben. Biliyorum kendini birakacaksin benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslina bakarsan, çok da fazla umursamiyorum."
 Kendine iyi bak, derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onlari ayirmak, eti tirnaktan ayirmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok aci vericidir, yürek parçaliyicidir. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine "Kendine Iyi Bak" gözleriyle ayrilirlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar..

*Taki son elveda mezar sessizligine bürünüceye kadar*
Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez "Kendine Iyi Bak" derler ve giderler. Onlar eti tirnaktan ayirmak yerine ölümü yeglerler. Onlar bu aciyi bir kezden fazla kaldiramayacaklarini bilirler. Kendine iyi bak, derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet degil midir aslinda seni

seveni, ihtiyaci olani yüzüstü birakip gitmek.
Kendine iyi bak, derler ve giderler. Seni suskunluga mahkum edip giderler. Seni parçalara ayirip, en büyük parçayi yanlarina alip giderler. Seni senden alip giderler. Daha kötüsü suçlayamazsin onlari tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardir elbet. Suçlatmaz kendini. Savasmadiklari için kizarsin ama suçlayamazsin. Savasmislarsa, yenildikleri için kizarsin ama suçlayamazsin.
 *Yenildigin için kizarsin ama suçlayamazsin* Ayriligin kaçinilmazligina inandirir seni, kendine iyi bak, derler ve giderler. Elinden umutlarini, düslerini, sevgilerini alip giderler. Bir tek anilari birakirlar geride, bir de hatirladikça gözyaslarina bogulasin diye unutulmayan nagmeler. Arkalarina bakmadan çekip giderler eger yalniz kalmissan, çünkü insafsizliklarini görmek istemezler. Hersey o saniye orada bitsin, kapansin bu sayfa isterler.
"Bitti" diyemedikleri için , kendine iyi bak derler. "Kirildim ve affedemiyorum" diyemedikleri için kendine iyi bak derler. "Seni istemiyorum artik, hayatimdan çikaracagim ama bil ki hiç unutmayacagim" diyemedikleri için kendine iyi bak derler. "Biliyorum çok kanayacaksin ama daha iyisini yapamiyorum" diyemedikleri için kendine iyi bak derler.
Vicdanlarini rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktir ve o yara asla kapanmayacaktir, bilirler. Kendine iyi bak bir noktadir çogu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansin isterim ben. Oysa sen iyisin….
*Sen gözümdeki isik, dudagimdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatima renk katan, sen yüregimdeki çarpinti, sen hayatimdaki nesesin. Sen yolumu aydinlatan, sen dert ortagim, sen gönül yoldasim, sen bir tanesin. Kendine iyi bak deme bana. Nokta koyma. Keske böyle yasanmasaydi bazi seyler, keske affedebilsen beni, keske ben de affedebilsem..
Keske döndürebilsek zamani geriye. Keske bugünkü aklimizla yasasak herseyi bastan. Nafile…Ama yine de, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi? Sen eksikken, ben nasil tam olurum? Senden kalan boslugu kimlerle doldururum? Savassak aramiza giren seytanla olmaz mi? Hani büyük asklar her türlü engeli asardi, hani gerçek dostluklar her sinavi geçerdi, hani sevgi eninde sonunda
kazanirdi? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek degerler vardi? Hani en büyük zaferler, en kanli savaslarin ardindan kazanilirdi? Bunlarin hepsi yalan mi?… Sahiden…, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi? Peki o zaman… Senin istedigin gibi olsun… Öyleyse…Sen de "Kendine Iyi Bak…..
....KENDİNE ÇOK İYİ BAK...BİT@NESİ....
BANA SENİ YAZDIRAN YARIM KALMIŞLIĞIMDIR
Bu gece yokluğunun dökümünü yapıyorum. Aylar önce sensizliğe yazdığım şiiri okudum, bir de dün gece yazdığımı… Hiç fark yok… Neden azalmıyorsun bende? Neden gidişin dün gibi? Neden sana yazdığım her yazı, hep aynı yerde tıkanıyor? Ben bugüne kadar kimseyi yokluğunda bu kadar önemsemedim… Kimseyi yokluğunda bu kadar özlemedim… ve şuna emin ol; hiç kimse, yok’ken bu kadar sevilmedi… Benim karşıma “aşk” diye bu sonucu çıkaran, yarım kalmış’lıktan başka bir şey değil, bunun farkındayım…. 
Ama iyi ama kötü, bitmeli her hikaye! Sen bitmedin….. Bitmeyensin… Ayrılığın adını koyamadık sevgilim. İşte bu yüzden kopamadık birbirimizden bir türlü…… Ben yarım kalan ve adı konmayan hiç birşeyi unutmam… unutamam….. içimde sızısı kalır. Ya herşey yaşanacağı yere kadar yaşanıp sona ermeli ya da ayrılık sözkonusu olduğunda bir daha kimsenin çıtı çıkmamalı! Biz bunu başaramadık, ayrılamadık! Sen yaşanıp da bitseydin eğer hatrıma gelmezdin. Seni bu kadar yazılası yapan, yarım kalmışlığındır…..

O gecenin sabahında, ayrılığın aklına nerden geldiğini biliyorum… Anlamıştın benim soyut’ a tutkun olduğumu… O yüzden gittin kim bilir… Sevilmek için, güzel hatırlanmak için, kayıplara karışmayı tercih ettin… haklıydın belki de… Olağan hiç birşeyi sevemedim ben hayatım boyunca….. Herkesin, her an yaşadığı hiç birşeyi benimsemedim… Ben yaşadığım hiçbir aşkı hayatın akışına bırakmadım. Bunu
   yapanlar her zaman kaybeder… Zaman denilen kavram düşmanıdır aşkın… eğer ortada aşk denen bir şey varsa, ne yapıp edip zamanı durdurmalı. Biz bunu başaramadık…. oysa bu o kadar zor bir şey değildi sevgili… Farklı bir dokunuş, ağızdan çıkan ve bugüne kadar kullanılmamış bir söz yeterdi zamanı durdurmaya….. Ben, aşktan söz açıldığında zamanı durduramayan kimseyi sevemedim… Ondandır belki de varlığında sevemediğim insanları, yokluğunda düşlemek…. Belki de onandır, yanındaylen yüreğinin gurbetine düştüğüm bir sevgiliyi, sılasında özlemek…..

Yokluğun hiç de adil değil… beni yok ediyor, seni var ediyor sevdiğim….. Evet seviyorum seni varlığına rağmen! Üç mevsim değişti bu şehirde ama ben varlığınla-yokluğunun tezatını çözemedim… seni yaşamak istemiyorum! …. öyle bir sen yarattım ki sen yokken, yaşanıldığı an yitirir anlamını… sen yokken yarattığım sen, yasakladı sana dokunmamı… Sana düşman bir sen var içimde…. seni senle savaştıryorum, olan bana oluyor…

Tam olarak hatırlamıyorum ama uzun zaman önce bir yerden duymuştum bu sözü, “HANİ RUHLARIMIZ ÖPÜŞÜR YA? BAŞKASINDAYKEN AĞZIMIZ…” şu an varlığınla yokluğunun tezatını bu şekilde tanımlıyorum, seni senle savaştırırken mağlup olan yüreğime… Birkaç ay geçtikten sonra, daha anlaşılır bir tanım bulabilirim elbet ama şimdi gerçek olan bu; RUHLARIMIZ ÖPÜŞÜYOR SEVGİLİM…

Gidişin beni yaralamadı, aksine daha bir sevilir hale geldin… Varlığındaki seni, yokluğundaki sen kadar sevemezdim… “Keşke sen yanımda oslaydın, keşke bir şeyler yapıp da seninle zamanı durdursaydık” diye hayıflanmıyorum artık….. Her ne kadar adı konmasa da bir kopuşun, her ne kadar vazgeçmeyi beceremesek de, ayrılık ihtiyaçtandı bu hikayede…. Yazık! son sözü zaman söyleyecek… Yazık! bu sefer hayatın acımasız akışına bıraktık aşkı… Ben senden kalan ayrılığa bile yas tutamıyorum

adam gibi! Bunu engelleyen senin varlığın… ben bunca zaman yokluğundaki senle hayatı paylaşsaydım ve böyle bir senle ayrılığı yaşasaydım, hiçbir şiir kolay kolay hayata döndüremezdi beni… işte bu kadar güzeldir senin yokluğun… işte bu kadar ayrılğına üzülmemi engelliyor varlığın….. VARLIĞININ CANI CEHENNEME, YOKLUĞUNU ALMA BARİ…..
....BİT@NESİ...

Bazen Söz BiteR,AcI KalıR İçimDe
Gecelerinde geçmez olur aahhh gündüzlerinde Rüzgara bırakırsın bir kuru yaprak misali Nerede bulacaksın bilemessin sonunda kendini…

Gidişinin bilmem kaçıncı yıldönümünde kendime ve sensizliği inatla şarkılar söylemek! Ağlamak seni seni susmak, seni bestelemek şarkılarda. Yaşamın rotasızlığında kaybolmaktan korkmaksızın ilerlemek/gerilemek/yerinde saymak. Hangi ucundan tutsan yaşamak ya, ölmek aslında…
Sen gittin herşey gitti Sevinçler mutluluklar hayaller Artık herşey sıradan herşey basit bende Seni sevmekten hiç korkmadım sevgilim…

Hayatın adını ne koyarsan, hayat o anlama geliyor. Sen benim Hayatımsın! Peki hayatım nerde?Anlamlarım… Yansımam…Kendim olduğum hallerim…
Beni sana iletecek liman nerde? Bir çıkmazın içinde, dipteyim. Kara, kuru kuyulara seni haykıyorum, yine seni kendime soruyorum.

Bir yokluk deryası boğulduğum içibde. Sen gittin ya, yok öte sözlere! Ağrılı sokaklarda dolaşıyor adımlarım bazı bazı.Ayak izlerin silinmişken geçtiğin yollardan,bir düşün bittiğinin izleri kaldığını farkediyorum.sadece.Gitmişsin….

Selası veriliyor aşkın! Bazı anlar vardır ya, ya vardır ya yoktur yoksun...
Ama yinede yürürsün bir sonraki adımın boşluk olsa bile belki yetişirim!
Gözlerine bakmaktan hiç korkmadım sevgilim...pişman değilim! Ömrümün gidişinin ardından bittiğini sayıyorum…Özledim! Bir tek bunu biliyorum… Lakin; yoksun!
Yollar senin önünde, her daim açık olsun…
...BİT@NESİ...
Alıntı
Konuşulan konu Konuşulan konu ANLAYANA...
CANDOSTTTTTTTTTTTT
Konuşulan konu ANLAYANA...
CANDOSTTTTTTTT
ANLAYANA...
ANLAYANA...ANLAMAYAN DA YOLUNA CANIM MUCKKKKKKKKK
NİCELERİ geldi NELER isTEDİLER SonunDA DÜNYALARI bıraKIP gittiLER SEn HİÇgitmeyeCEK gibisin ÖYLE değil Mİ ? O gidenlerde SENİN gibiydiler...
SENİ SEVMEK SUÇ OLMUŞ BEN DE SENİ SEVMEK ARTIK GÜLÜMMMMMMMMMM BENİMMMMMMMMMM
AŞKIM  OLAMAZSIN SEN .....
S  EN
VARYA  SEVMEYİ HAK ETMİYOSUN BİLİYOMUSUN SEN_?
Ilk kez yanlizliga agladim bu gece
Ben; bu gece inadina seni düsündüm,ellerini düsündüm, gözlerini düsündüm taparcasina, bana verdigin mutlulugu düsündüm.
Sonra; istemeden seni bir baskasiyla düsündüm kiskançlik damarlarimda dolasti sabaha dek. bir görmeliydin nasil perisandim.
Ben;
bu gece sana geldim. Yoklugun öyle koydu ki yüregime; dayanamazdim. Ne karanlik nede korku dinledim. Sadece sendin bu gece gözlerimde büyüyen.
Sonra; bir türlü utanç duvarini asamadim. Bilirsin ben kendimden de utanirim. Paramparça geri döndüm kapindan.
Ben; bu gece bütün benligimi sana verdim. Dualar yagdirdim gökten üzerine,ninniler söyledim sevgi sözcükleriyle, yildizlardan evler yaptim ikimze küme küme, safaklardan ag ördüm sevgimizin ölümsüzlügüne senden habersiz!
Ve ; ilk kez yalnizligima agladim bu gece...!
Insanlarin çogu kaybetmekten korktugu için, sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layik görmedigi için.
Düsünmekten korkuyor, sorumluluk getirecegi için.
Konusmaktan korkuyor, elestirilmekten korktugu için.
Duygularini ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktugu için.
Yaslanmaktan korkuyor, gençliginin kiymetini bilmedigi için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir sey vermedigi için.
Ve yasamaktan korkuyor, kendisi için degil, baskalarina göre yasadigi için.
yüreğimdesin ölümden öte
Konuşulan konu Konuşulan konu ANLAYANA...
CANDOSTTTTTTTTTTTT
Konuşulan konu ANLAYANA...
CANDOSTTTTTTTT
ANLAYANA...
ANLAYANA...ANLAMAYAN DA YOLUNA CANIM MUCKKKKKKKKK
NİCELERİ geldi NELER isTEDİLER SonunDA DÜNYALARI bıraKIP gittiLER SEn HİÇgitmeyeCEK gibisin ÖYLE değil Mİ ? O gidenlerde SENİN gibiydiler...
SENİ SEVMEK SUÇ OLMUŞ BEN DE SENİ SEVMEK ARTIK GÜLÜMMMMMMMMMM BENİMMMMMMMMMM
AŞKIM  OLAMAZSIN SEN .....
S  EN
VARYA  SEVMEYİ HAK ETMİYOSUN BİLİYOMUSUN SEN_?
Ilk kez yanlizliga agladim bu gece
Ben; bu gece inadina seni düsündüm,ellerini düsündüm, gözlerini düsündüm taparcasina, bana verdigin mutlulugu düsündüm.
Sonra; istemeden seni bir baskasiyla düsündüm kiskançlik damarlarimda dolasti sabaha dek. bir görmeliydin nasil perisandim.
Ben;
bu gece sana geldim. Yoklugun öyle koydu ki yüregime; dayanamazdim. Ne karanlik nede korku dinledim. Sadece sendin bu gece gözlerimde büyüyen.
Sonra; bir türlü utanç duvarini asamadim. Bilirsin ben kendimden de utanirim. Paramparça geri döndüm kapindan.
Ben; bu gece bütün benligimi sana verdim. Dualar yagdirdim gökten üzerine,ninniler söyledim sevgi sözcükleriyle, yildizlardan evler yaptim ikimze küme küme, safaklardan ag ördüm sevgimizin ölümsüzlügüne senden habersiz!
Ve ; ilk kez yalnizligima agladim bu gece...!
Insanlarin çogu kaybetmekten korktugu için, sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layik görmedigi için.
Düsünmekten korkuyor, sorumluluk getirecegi için.
Konusmaktan korkuyor, elestirilmekten korktugu için.
Duygularini ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktugu için.
Yaslanmaktan korkuyor, gençliginin kiymetini bilmedigi için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir sey vermedigi için.
Ve yasamaktan korkuyor, kendisi için degil, baskalarina göre yasadigi için.
Alıntı
Konuşulan konu Konuşulan konu ANLAYANA...
CANDOSTTTTTTTTTTTT
Konuşulan konu ANLAYANA...
CANDOSTTTTTTTT
ANLAYANA...
ANLAYANA...ANLAMAYAN DA YOLUNA CANIM MUCKKKKKKKKK
NİCELERİ geldi NELER isTEDİLER SonunDA DÜNYALARI bıraKIP gittiLER SEn HİÇgitmeyeCEK gibisin ÖYLE değil Mİ ? O gidenlerde SENİN gibiydiler...
SENİ SEVMEK SUÇ OLMUŞ BEN DE SENİ SEVMEK ARTIK GÜLÜMMMMMMMMMM BENİMMMMMMMMMM
AŞKIM  OLAMAZSIN SEN .....
S  EN
VARYA  SEVMEYİ HAK ETMİYOSUN BİLİYOMUSUN SEN_?
Ilk kez yanlizliga agladim bu gece
Ben; bu gece inadina seni düsündüm,ellerini düsündüm, gözlerini düsündüm taparcasina, bana verdigin mutlulugu düsündüm.
Sonra; istemeden seni bir baskasiyla düsündüm kiskançlik damarlarimda dolasti sabaha dek. bir görmeliydin nasil perisandim.
Ben;
bu gece sana geldim. Yoklugun öyle koydu ki yüregime; dayanamazdim. Ne karanlik nede korku dinledim. Sadece sendin bu gece gözlerimde büyüyen.
Sonra; bir türlü utanç duvarini asamadim. Bilirsin ben kendimden de utanirim. Paramparça geri döndüm kapindan.
Ben; bu gece bütün benligimi sana verdim. Dualar yagdirdim gökten üzerine,ninniler söyledim sevgi sözcükleriyle, yildizlardan evler yaptim ikimze küme küme, safaklardan ag ördüm sevgimizin ölümsüzlügüne senden habersiz!
Ve ; ilk kez yalnizligima agladim bu gece...!
Insanlarin çogu kaybetmekten korktugu için, sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layik görmedigi için.
Düsünmekten korkuyor, sorumluluk getirecegi için.
Konusmaktan korkuyor, elestirilmekten korktugu için.
Duygularini ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktugu için.
Yaslanmaktan korkuyor, gençliginin kiymetini bilmedigi için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir sey vermedigi için.
Ve yasamaktan korkuyor, kendisi için degil, baskalarina göre yasadigi için.
|